Eş Zamanlı Baskınlarla Büyük Şok
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında Türk futbolu güne büyük bir sarsıntıyla uyandı. On farklı şehirde otuz üç ayrı noktaya düzenlenen ani operasyonlarda, Süper Lig ve 1. Lig takımlarında aktif görev alan yöneticiler hedefe kondu. Emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu otuz iki şüpheli yakalanırken, firari olan bir kişinin arama çalışmaları sürüyor.
Kendi Takımlarının Mağlubiyetine Oynadılar
Gözaltına alınan yöneticiler hakkındaki iddialar ise spor kamuoyunda adeta şok etkisi yarattı. Emniyete götürülen bu isimlerin, bizzat yönettikleri kulüplerin maçlarında rakip takımın sahadan galibiyetle ayrılmasına yönelik bahis yaptıkları ifade ediliyor. Bu durum, meselenin sıradan bir kural ihlalinden çok daha derin bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Soruşturmanın Seyri Tamamen Değişti
Geçmişte futbolcular, teknik heyetler ve hakemler etrafında şekillenen operasyon dalgası, bu son gelişmeyle birlikte doğrudan kulüp yönetimlerine sıçramış oldu. Savcılık makamı, şüphelilerin doğrudan kendi müsabakalarının skorlarına etki edecek eylemlerde bulunduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle süreç, 6222 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca resmi olarak bir "şike" dosyası halini aldı.
Kulüpler İçin Alt Lig Tehlikesi Kapıda
Yaşanan bu vahim iddialar karşısında Türkiye Futbol Federasyonu'nun adli makamlardan çıkacak kararı beklemesi öngörülüyor. Futbol Disiplin Talimatı'nın 56. maddesine göre, yöneticilerin bu tarz eylemleri şahısların yanı sıra kulüpleri de doğrudan bağlıyor. Şike eyleminin kanıtlanması halinde suça karışan takımların küme düşürülmesi gibi son derece ağır ve net bir yaptırım söz konusu. TFF, yakın zamanda Ankaraspor ile Nazillispor arasındaki benzer iddialarda da hukuki sürecin tamamlanmasını bekleme yoluna gitmişti.