Ümraniye’deki Huzur Nasıl Bozuldu?
Beşiktaş’ın eski yöneticisi ve efsane ismi Feyyaz Uçar, görev aldığı Hasan Arat dönemine dair sessizliğini bozarak yaşanan krizlerin kaynağını işaret etti. Siyah-beyazlıların o dönemki idari yapısında işlerin yolunda gittiği süreçten, kaosa sürüklenen sürece geçişi anlatan Uçar, kırılma noktası olarak Brad Friedel ismini verdi. Futbolun başında Samet Aybaba’nın bulunduğu, kendisinin de yönetimle tesisler arasında köprü vazifesi gördüğü o günlerde, dengelerin Amerikalı futbol adamının tesislere girmesiyle değiştiğini vurguladı.

"Satış Danışmanı" Olarak Geldi, Rolü Değişti
Uçar, o dönem yapılan planlamada Brad Friedel’ın takıma katılma amacının çok farklı lanse edildiğini belirtti. Kamuoyuna ve yönetime "oyuncu satışında danışmanlık yapacak" şeklinde sunulan Friedel'ın, zamanla görev tanımının dışına çıktığını ifade eden Feyyaz Uçar, yaşanan yetki karmaşasını şu sözlerle dile getirdi: "Friedel Ümraniye'ye gelmeye başlayınca sıkıntılar başladı. Getiriliş amacı oyuncu satışında danışmanlıktı. Sonrasında görev tanımıyla yaptığı iş farklıydı."
Yönetimi Hazırlıksız Yakalayan Veda
Hasan Arat döneminin sona eriş şekline dair de içtenlikle konuşan Uçar, o günlerde yönetim kurulunun yaşadığı şoku anlattı. İstifa kararının beklenmedik bir anda ve yöntemle geldiğini belirten tecrübeli futbol adamı, kurul üyelerinin bu ayrılığa zihnen hazır olmadığını söyledi. Başkanın yüz yüze bir toplantı yerine teknolojiyi kullanarak veda ettiğini belirten Uçar, "Beşiktaş'tan ayrılışa hiçbirimiz hazır değildik. Hasan Arat'ın birden vedası bize sürpriz oldu. Bizlere telekonferansta söyledi" ifadelerini kullandı.

Çözüm Arayışı Yerine Ani Ayrılık
Feyyaz Uçar, geçmişe dönük değerlendirmesinde iletişim eksikliğinden duyduğu üzüntüyü de paylaştı. Arat’ın gemiyi terk etmeden önce yönetimdeki arkadaşlarına danışması gerektiğini savunan Uçar, istişare kültürünün eksikliğine dikkat çekti. "Eğer konuşulsaydı belki bir çıkış yolu bulunabilirdi" mesajını veren Uçar, sitemini şu cümleyle özetledi: "Bizi karşısına alıp 'Bırakıyorum, bir çözümünüz var mı?' diyebilirdi."