Siyah-Beyazlılarda Topla Oynama Bilmecesi
Beşiktaş’ın bu dönemdeki istatistikleri incelendiğinde, saha içindeki hakimiyetin skora yansıması konusunda ters bir orantı dikkat çekiyor. Veriler, siyah-beyazlıların meşin yuvarlağa daha çok hükmettiği müsabakalarda puan kayıpları yaşadığını, oyunun kontrolünü rakibe daha fazla bıraktığı anlarda ise sahadan zaferle ayrıldığını kanıtlıyor. Bu durum, takımın stratejik yapısı üzerinde önemli soru işaretleri doğuruyor.

Yüksek Yüzdeli Maçlarda Kayıp Büyük
Beşiktaş’ın bu sezon en çok zorlandığı maçlar, topla oynama yüzdesinin zirve yaptığı anlar oldu. Göztepe karşısında %70 gibi baskın bir oran yakalayan ekip, sahadan istediğini alamadan ayrıldı. Benzer şekilde, Alanyaspor mücadelesinde %63 ve Gençlerbirliği maçında %62’lik hakimiyet kurulmasına rağmen skor tablosu siyah-beyazlıların lehine sonuçlanmadı. Topa sahip olma konusundaki bu üstünlük, ne yazık ki gol yollarında bir avantaja dönüşemedi.

Az Topla Maksimum Verim Dönemi
Diğer yanda ise Beşiktaş’ın daha düşük yüzdelerle oynadığı maçlardaki başarısı öne çıkıyor. Konyaspor karşısında yalnızca %29, Kocaelispor önünde ise %42 topla oynama oranı yakalayan siyah-beyazlılar, bu mücadeleleri kazanmayı bildi. Kayserispor maçındaki %49, Başakşehir’deki %53 ve Eyüpspor karşısındaki %54’lük oranlar da haneye 3 puan yazdırılmasını sağladı. Galatasaray derbisindeki %46’lık oran ise beraberliği getirdi.

Teknik Heyetin Yeni Oyun Planı
Sergen Yalçın yönetimindeki takımda bu tablo, oyun tarzında köklü bir değişimi tetikledi. Teknik ekip, topu ayağında tutup tempoyu ayarlamak yerine, daha pragmatik ve hızlı geçişlere dayalı bir modeli benimsedi. Rakibe oyun alanı bırakarak süratli hücumlarla sonuca gitme stratejisi, Beşiktaş’ın son dönemdeki yükselişinin anahtarı olarak görülüyor.
Sizce sahada topa hakim olmak, modern futbolda her zaman galibiyetin garantisi midir?