Geleceğimiz Buharlaşıyor mu?
Bu şanlı formanın, bu büyük camianın menfaatlerini her şeyin üstünde tutarız. Yanlış giden bir şeyler varsa, susmak bize yakışmaz. Bugün TGRT Haber ekranlarında dile getirdiğim acı gerçekleri, şimdi bu satırlarda çok daha net bir şekilde tarihe not düşmek zorundayım.
Her şeyden önce bir kulüp başkanının, ne olursa olsun görevden "kaçmaması" gerekir. Mevkisi ne olursa olsun, bir başkanın Beşiktaş'ı sahipsiz bırakıp gitmesi kabul edilemez. Hasan Arat’ın Yönetim kurulundaki arkadaşlarını dahi ortada bırakarak sergilenen bu kaçış, Beşiktaş tarihine sürülmüş kara bir lekedir. Hastalık bahanesi dediler, o da çıkmadı. Bu kaçışın nedenini hala kimse bilmiyor, ama ceremesini büyük Beşiktaş taraftarı çekiyor.
6 Ayda Artan Borç ve "Dikilitaş"
Şimdi gelelim asıl felakete, mali tabloya! Hasan Arat yönetimi göreve geldiğinden beri sürekli "Dikilitaşımız yok, dikili taş projesinden gelir elde edeceğiz" dedi. Peki sonuç ne oldu?
Kadir Kılıç çıkıp divan kurulunda açıkça soruyor: "Sayın Başkan, Sayın Serdar Adalı için 'Beşiktaş'ın içinden geçtiler, borcu 8'den 14'e çıkardılar' diyordunuz. Siz 14'ten aldığınız borcu 24'e çıkardınız! Asıl siz Beşiktaş'ın neresinden geçtiniz?"
Düşünebiliyor musunuz? Sadece son 10 ayda artan borç miktarı, o dillerden düşürmedikleri "dikili taş" projesinin tüm gelirini daha şimdiden buharlaştırdı, yuttu, bitirdi! O projeden gelecek parayla Bankalar Birliği'nden 3 yıl içinde çıkacaklarını vadediyorlardı. Şimdi ise Sayın Başkan çıkıp "Bankalar Birliği'nden çıkmak kötü bir şeymiş" diyebiliyor. Geçen sene "çıkacağız" diye kağıt imzalayanlar, şimdi bunu diyor.
Divan Kurulu'nda gördüğümüz tablo içler acısıydı. Stadyum gelirlerini peşin aldılar. Göğüs reklamının gelirlerini de belki peşin alacaklar. Forma üreticimizi değiştirdiler, oradan da peşin paralar alınmış olabilir. Kulübün tüm kaynakları peşin paraya çevriliyor.
"Beğeni" İçin Koskoca Beşiktaş'ı Karıştıran Zihniyet
Yönetim anlayışındaki ciddiyetsizliği anlamanız için bir örnek daha vereyim: Yönetici çıkıyor, "Sosyal medyadan iki beğeni alacağım, üç alkış alacağım" diyerek hareket ediyor. Kendi çıkarları için, sırf sosyal medyada prim yapmak için bu kulübün çıkarlarını tehlikeye atıyorlar. Sayın Başkan'a "çıkacağız" diyen kendisi, şimdi ise "çıkmayacağım" diyen yine kendisi.
Divan'da En Büyük Alkış Rahmi Koç'a
Divan Kurulu'nda en büyük alkışı kim aldı biliyor musunuz? Sayın Rahmi Koç. Bir de basketbol takımımıza destek veren Özkan Bey ve Alimpijević. Neden? Çünkü Beşiktaş taraftarı; gerçek destek, gerçek vizyon ve dürüstlük arıyor.
Biz Beşiktaş'ın haklarını savunmaktan geri adım atmayacağız. Beşiktaş kimsenin sosyal medya oyuncağı, kimsenin deneme tahtası veya "dikilitaş" masallarıyla uyutulacak bir camia değildir. Bu vurdumduymazlığın, bu mali tablonun hesabı büyük Beşiktaş taraftarına mutlaka verilecektir!