Kazanmak Güzel Oyun Güzel Hayaller Güzel
Dün kazandık, çok mutluyuz; Göztepe gibi 11 maçtır yenilmeyen, çıkıştaki kalburüstü bir takımı 4-0 ile geçmek müthiş bir keyif. İnsan böyle bir oyun izleyince haklı olarak mest oluyor. Ancak insan düşünmeden de edemiyor. Eğer o alakasız puan kayıplarını yaşamasaydık, şu an Galatasaray ve Fenerbahçe ile aramızdaki fark çok daha az olacak ve bu sürece bambaşka bir havayla girecektik.
Gelelim şu meşhur istatistiklere ve sahada gördüklerimize... Öncelikle XG (Gol Beklentisi)’den başlayalım. Geçmişte puan kaybettiğimiz haftalarda "Ama en çok XG üreten takımız" diye övünüldüğünde buna şiddetle itiraz etmiştim. Kasımpaşa'ya, Eyüp'e karşı geriye düşerseniz zaten şuursuzca saldırır, 30 şut atar ve XG'nizi yüksek çıkarırsınız. Ama skoru erkenden alıp 2-0 öne geçerseniz, XG üretmenize gerek kalmaz. Nitekim 4-0 kazandığımız bu Göztepe maçında XG'miz görece daha düşüktü (1.65) ama Sergen Hoca'nın da dediği gibi sezonun en iyi oyununu oynadık. Skoru aldığınızda olay tamamen oyuncunun şut konforuna ve özgüvenine kalır.
Bir diğer kırılması gereken efsane ise koşu mesafeleri. Haftalarca yayıncı kuruluşlarda "Orkun Kökçü 10.5 - 11 km koştu, helal olsun" dediler. Ben de ısrarla "Arkadaşlar, Orkun bu kadar koşuyorsa ortada bir problem var, demek ki orta saha kurgumuz yanlış" dedim. Peki 4-0'lık kusursuz Göztepe galibiyetinde ne oldu? Orkun Kökçü 8.5 km bile koşmadı ve en çok koşanlar listesinde ilk 10'da bile yoktu! Doğru orta saha kurgusuna hoş geldiniz... Arkasına Ndidi ve Asllani'yi koyarsanız, Orkun'un gereksiz yere bir sağa bir sola koşmasına gerek kalmaz, adam işini yapar.
Sahadaki yeni dengemize gelirsek... Geçmişte 4 farklı bek oyuncusundan sıfır gol ve sıfır asist alırken, bugün yeni sağ bekimiz Murillo rakip ceza alanında topla en çok buluşan oyuncumuz oluyor. Göztepe hava toplarında ligin açık ara lideriydi ama biz savunmada Emirhan Topçu önderliğinde onların en güçlü olduğu yeri kilitledik. Ndidi'nin ve Asllani'nin merkezdeki varlığı sayesinde savunmamız hava toplarına çok daha rahat çıktı ve Göztepe'nin uzun toplara dayalı ana planını tamamen çökerttik.
Sonuç olarak, istatistik okumak sadece sayılara bakmak değil, o sayıların sahadaki oyunla nasıl örtüştüğünü görmektir. Beşiktaş'ın yeni hedefi artık net bir şekilde ikinciliktir. Önümüzdeki iki maçı kayıpsız atlatırsak, puan farkını daha da eritebiliriz. Arkadaşlarımız "Bayrakları ütüleyelim mi?" diye soruyor; kaçıncı olduğumuzun bir önemi yok, biz o bayrakları her zaman ütülü tutalım. Önemli olan keyif almak. Doğru oyun, doğru kurguyla geldiği sürece bu takım bize daha çok keyif verecektir.