Tribünlerden Memlekete Bakmak
Dünya Kupası bu yıl, bildiğiniz üzere Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde düzenleniyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de insanlar maçları ekran başında takip ediyor. Maçlar oynanırken ise doğal olarak ülkemizdeki spor kültürü üzerine sorular yeniden gündeme geliyor.
Özellikle Anadolu'da sıkça duyduğumuz bir söz vardır: "Baksana, şu ülke İstanbul kadar ama her Dünya Kupası'nda çok başarılı." Bu karşılaştırma üzerine düşününce ortaya dikkat çekici veriler çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre düzenli spor yapan çocuk ve gençlerin oranı Norveç'te %85, Hollanda'da %80, Finlandiya'da ise %75. Peki bu oran Türkiye'de ne kadar, biliyor musunuz? Sadece %30.
Daha da vahim bir noktaya değinmek istiyorum. Türkiye'nin batısı ile doğusu arasında bile kayda değer farklar bulunuyor. Marmara ve Ege bölgeleri düzenli spor yapma oranında en yüksek seviyedeyken, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu en düşük oranlara sahip. Örneğin Batman üzerine yapılan bir araştırmada, gençler nüfusun %25,9'unu oluşturmasına rağmen aktif spor yapanların oranı yalnızca %5,2 olarak tespit edilmiş.
O hâlde akıllara şu soru geliyor: Sporda gelişmenin temel nedeni nüfusun kalabalık olması mı, yoksa sunulan imkânlar mı?
Ülkemizin doğusu ile batısı arasında bile böylesine büyük farklar varken ne günlük başarılarla yetinebiliriz ne de yalnızca nüfusumuzla övünebiliriz. Belki de gerçekleri görmek ve geleceği doğru planlamak için bu oranlar üzerinde daha fazla düşünmemiz gerekiyor.
Yazımı noktalarken, bu konular üzerine hep birlikte düşünmemize vesile olması dileğiyle Cahit Sıtkı Tarancı'nın dizeleriyle bitirmek istiyorum:
"Memleket isterim..."