Beşiktaş Haberleri
43,6591 %0.01
52,1695 %0.23
7.133,75 % -0,04

Uyumsuzluk İçinde Parıltı: Beşiktaş’ın Yeni Yüzleri

YAYINLAMA:
Uyumsuzluk İçinde Parıltı: Beşiktaş’ın Yeni Yüzleri

Beşiktaş, Alanyaspor karşısında sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrılarak önemli bir maçta puan kaybı yaşadı. Ancak skor tabelasındaki hayal kırıklığının ötesine bakıp, sahadaki oyunu ve özellikle yeni transferlerin performansını mercek altına aldığımızda, hikayenin sadece "kayıp"tan ibaret olmadığını görüyoruz. Aslında gerçek şu vizyonla bakarsak, kendimizi de rahatlatırız: Bu kadroya bugünün değil, "2026-27 sezonunun kadrosu" vizyonuyla bakmak.
Maçın genelinde, özellikle 20. dakikadan sonra rakibe neredeyse pozisyon vermeyen bir Beşiktaş izledik. Ancak göze çarpan en temel sorun, beklendiği üzere "uyumsuzluk"tu. Yeni transferlerin birbirini tanıma süreci, saha içindeki pas tercihlerinden baskı zamanlamalarına kadar her anı etkiledi.

Peki, yeni isimler bu uyum sürecinin neresinde ve takıma neler vaat ediyor?
Oh: Geleceğe Dair Büyük Umut
Alanyaspor maçının en önemli "parıltısı" şüphesiz Oh’du. Maçın başlamasıyla birlikte ceza sahası etkinliğini artıran, inanılmaz bir başlangıç yapan oyuncu, Beşiktaşlılara gelecek adına büyük bir umut verdi. İstatistikler de bu gözlemi destekliyor; şut konforunun düşük olduğu pozisyonlarda bile isabetli şutlar çıkarmayı başardı (5 şutta 3 isabet). Attığı röveşata golü, aldığı penaltı ve oyunun içinde kalma isteğiyle, topu ona ulaştırdığınızda tabelayı değiştirebileceğini kanıtladı.

Agbadou: "Ya İpten Alır Ya İpe Götürür"
Defansın yeni kulesi Agbadu için geldiği gün yaptığım analiz tam olarak sahaya yansıdı: "Sizi ipten alır ya da sizi ipe koyar". Fiziksel üstünlüğü tartışılmaz; girdiği omuz omuza mücadelelerin hepsini kazandı ve asist de yaptı. Ancak ilk maçın verdiği aşırı özgüven, riskli pas tercihleri ve dikine oynama isteği, kalesinde tehlikelere de yol açtı. Agbadou’nun potansiyeli yüksek, ancak bu potansiyelin verimli olması için arkasını süpürecek bir partnerle (Djalo gibi) oynaması ve oyun disiplinine sadık kalması şart.

Olaitan ve Murillo: Sisteme Alışma Süreci
Göztepe’deki hızlı geçiş oyunundan gelen Olaitan, Beşiktaş’ın yeni kurmaya çalıştığı set oyununa adapte olmaya çalışıyor. Topu alıp dikine gitme alışkanlığı, Beşiktaş’ın mevcut yapısıyla henüz tam örtüşmese de, yaptığı iyi işler ve dikine pasları umut vericiydi.
Öte yandan Murillo, oyunda kaldığı kısa sürede (yaklaşık 12 dakika) "ben bu takımın önemli parçasıyım" mesajını net verdi. Girdiği ikili mücadelelerin ve pasların tamamında başarı sağladı. Dünya Kupası'na da gidecek olan bu oyuncunun, uyum sürecini hızlı aşması sürpriz olmayacak.

Kanatlar ve Baskı Sorunu: Cerny ve Cengiz
Madalyonun diğer yüzünde ise kanat performansları vardı. Hem Cerny hem de Cengiz, oyunun taşıyıcısı olmaktan uzaktı. Cerny, kaçırdığı net fırsatların yanı sıra, sgeri dönüşlerde de sıkıntı yaşadı. Cengiz’in ise baskı oyunundaki eksikliği, takımın savunma dengesini bozdu. Beşiktaş gibi önde baskı yapmak isteyen bir takımda, bir oyuncunun bile eksik kalması tüm kurguyu "boşa düşürebiliyor".

Sonuç: Sabır ve Zaman
Sonuç olarak Beşiktaş, bireysel kalitesi yükselmeye başladı ancak henüz "takım" olamamış bir oyuncu grubuyla mücadele ediyor. Bu uyumsuzluğun giderilmesi, beklerin ve kanatların senkronize olması en az bir aylık bir süreci gerektirecek gibi görünüyor. Alanyaspor maçı bir yol kazası olabilir ama Oh ve Murillo gibi isimlerin performansı, tünelin ucundaki ışığın parlak olduğuna işaret ediyor. Şimdi gereken tek şey, bu yapının oturması için biraz zaman ve sabır.

Ama en önemlisi, şu andan itibaren girdiğimiz 4 maçlık seri zor geçecektir. Burayı ne kadar az hasarla atlatırsak, o kadar güzel günler yaklaşacaktır!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız