ONURLU ÇIKIŞ
Beşiktaş'ta Sergen Yalçın ile yollar ayrıldı. 2025-2026 sezonunun ikinci haftasında takımın başına geçen deneyimli antrenör, başarsız bir sezonu arkasında bırakmış oldu.
Bir önceki yazımda Sergen Yalçın'ın artık Beşiktaş'a katacak bir şeyi olmadığı kanaatine vardığımı söylemiştim. Zaman zaman hataları kabul etmek ve doğru zamanda çekilmek, bir tür onurlu çıkıştır. Bunu kabul edebilen ve onurlu bir biçimde çekilebilen Sergen Yalçın'ı bu kararından ötürü tebrik ediyor ve belki bir gün yine görüşmek dileğiyle şimdilik elveda diyorum.
Kıymetli okurlarım, Beşiktaş'ın büyük takım olduğunu bütün futbol camiasına bir kere daha ispat etmemizin gerekliliğinin bizleri ne kadar incittiğinin farkındayım ancak dört sezon üst üste Ekim-Kasım periyotlarında havlu atan bir takımın ispat etmesi gereken unsurlar olduğu açıktır.
Büyüklüğün ispatı elbette geçmişten münezzehtir. Beşiktaş'ın geçmişini ve büyüklüğünü kimseye kanıtlamak gibi bir mecburiyeti yoktur. Aklın yolu birdir ve asırlık bir koca çınarın kimseye bir şeyi ispat etmesine lüzum olamaz. Ancak benim bahsettiğim ispat gerekliliği, mevcut takımın içine düştüğü "Loser" ruh hâlidir. Kaybetmeyi alışkanlık hâline getiren, vasata alışmış olan ve daha da kötüsü kabullenmeyi normalleştiren bir takımın ispat etmesi gereken çok şey vardır.
Loser bir hâlden Winner bir hâle geçiş için ihtiyacımız olan 10-15 transfer değildir. Beşiktaş bunu sakın ha sakın yine denememelidir. Yıllardır yapılan hep budur ve bunun başarısızlıkla sonuçlandığını görmemek için akli melekelerimizi kaybetmiş olmamız gerekir.
Yapılması gereken eldeki fazlalıkları temizlemek, kazanma duygusuna alıştıracak bir antrenörü getirmek ve doğru bir yapılanmaya gitmektir. İhtiyaç olan bölgelere elbet transfer gelecektir ancak uyum, yıldızdan önce gelir. Eldeki takıma uygun eklemeler yapılmalıdır.
Kıymetli okurlarım, önümüzde uzun bir transfer dönemi var. Sonrasında ise yine uzun bir sezon...
Lütfen tek başarıyı şampiyonluk olarak görmeyelim. Şampiyonluk yarışına katılmak, Avrupa'da boy gösterebilmek ilk hedeflerimiz olmalıdır.
En dipten en yükseğe çıkış bir anda olmaz. Beşiktaş, önce doğru yapıyı kurmalıdır. Dileyelim ki bunları yaşayıp görmek bizlere nasip olsun.