SİSYPHUS KARTALI
Aynı tas aynı hamam!
Alanyaspor deplasmanlarının adeti hâline gelen futbol cinayetlerine bir yenisi daha eklendi!
Dünyanın parasını harcayıp alınan yıldızlar, binbir plan ve program ile getirilen İtalyan antrenör Vincenzo İtaliano, çok yorucu geçen bir yaz kampı ve mükemmel başlayan bir sezon. Peki karşısında ne var? Her şeyi yapıp da boşa giden çabaların dejavusu.
Kıymetli okurlarım Sisyphus'un öyküsünü bilir misiniz? Sonsuz bir döngü cezasına çarptırılmış ve bir kayayı önündeki dağın tepesine kadar itmek zorunda bırakılmış karakterin ta kendisidir o.
Kayayı dağın tepesine kadar iter ve tam tepeye çıktığında kaya en aşağı geri yuvarlanır. Bu döngü sonsuza dek sürüp gider. Peki Beşiktaş'ın hali de böyle olmadı mı? Valerian İsmael ile fırtına gibi başladığımız sezonda da bire bir aynı şekilde Alanyaspor deplasmanındaki 3-3'lük karşılaşmada aynı hikayeyi yaşamadık mı?
Peki madem aynı hikayeyi baştan yaşayacaktık, madem bu döngü sürüp gidecekti ve madem bu kısır döngüyü kıramayacaktık; o hâlde niçin bunca emeği verdik?
Akıllara söylemeye dilimin müsaade etmeyeceği "ağa ile marabası" hikayesi gelmiyor mu?
Trossard, Vlahovic, Nübel ve daha nice yıldızı bir araya sırf hakeme kurban olsunlar diye mi topladık biz?
Saha içerisinde gerçekleşen tüm bu hakem hatalarının bedelini niçin her zaman ödeyen taraf biz olmak zorundayız?
Yönetime transfer baskısı yapmaya hangi Beşiktaş taraftarı ve yazarının dili varacak? Hangi vicdanı rahat insan şu karşılaşmanın ardından spor konuşabilecek? Hangi akli melekeleri yerinde olan futbolsever tutup da Beşiktaş'ın sol stoper eksikliğini, sağ kanat ihtiyacını konuşabilecek?
Kıymetli okurlarım, bunlar saha içerisine olan güveni sarsan ve futbolun itibarına zeval veren olaylardır. Taşkınlık yapmadan bu süreçleri aşmak gerekir. Beşiktaş'ı sadece saha içerisine mahkûm bırakıp masada desteklemezsek çok değil iki ay sonra havlu atar, üç ay sonra da İtaliano ile yolları ayırırız. Tıpkı Valerian İsmael'de olduğu gibi.
Dileyelim ki saha içerisinde uğradığımız bu haksızlık son olsun. Dileyelim ki tüm bunlar bir daha yaşanmasın. Bir karşılaşma hiçbir şeyin sonu değildir ancak ligin ilk haftalarını olabildiği kadar az hasarla atlatmak gerektiğinin bilincinde olmak gerekir. Bu karşılaşma geride kalmıştır. Bundan sonra derhal toparlanıp sonraki maça daha yüksek bir motivasyon ile çıkmak gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki gerçek ve büyük zaferler ancak ve ancak savaşarak kazanılır.