Beşiktaş Haberleri
49,3680 %0.12
55,1427 %0.07
6.621,32 %0.12

Gösterişsiz Ama Net

YAYINLAMA:

Uzun milli ara sonrası takımın nasıl döneceği merak konusuydu. Maç başlangıcı Beşiktaş her zamanki gibi baskılı gözükürken, hafif bir durgunluk ve tempo eksikliği dakikalar ilerledikçe sanki daha fazla göze çarpar oldu. Muhtemel Olaitan’ın yokluğu bu durumdaki en önemli sebepti. İlk golde ise Cerny çıktığı ana kadar ki tek ve en olumlu hareketiyle asisti yaparken, Orkun’un tertemiz plasesi ile galibiyet ateşini yaktı. Hemen peşinden kıpırdanan Kocaeli Sissoho ile direği sarsıp gelecek golün sinyalini verdi ama yenilen gol yine aynı oyuncunun gözünde patlayan şutu sonrası muhtemel kendine gelemeyen Nübel’in hatasıyla geldi ve Amed maçının hemen peşinden olması hafif can sıktı. Yenilen ucuz gol sonrası gelen ucuz sayılabilecek penaltıyla ilk yarıyı önde bitirilerken, Kocaeli adına Sousa ve Sissoho, Beşiktaş adına da Miretti ve Orkun en dikkat çeken isimlerdi.

İkinci yarı başlangıcı ve geneli ilk yarıya göre daha arzulu ve tempoluydu ama genel kanının aksine maçın kolay olmayacağı da rakibin oyun karakteristiği gereği belliydi. Bir türlü gelmeyen 3. gol Kocaeli’ni sürekli maçın içinde tutsa da kadro yapıları gereği üretkenlikten ve tehditkar olmaktan oldukça uzak görüntüleriyle aslında Beşiktaş’a fazla bir zorluk çıkarmadılar. Bu maçın asıl dikkat çeken iki noktasından ilki, Beşiktaş yine kanattan üretmekte oldukça zorlanıyor olmasıydı.

Trossard zaten herkesin bildiği gibi klasik bir kanattan çok farklı bir oyuncu, ama bu sağ kanadın önemini bir o kadar artırıyor. Cerny asist yapsa da yine kanatta üretkenlikten uzaktı ve buluştuğu ilk dört topun üçünü yine ezdi, özellikle de maçın başlangıcında baskı kurmaya ve önde oynamaya çalışan bir takım için büyük eksik. Yerine giren İlhan ise her maç yaptığı bir anlık patlama ve aksiyonda direğe takılsa da, genel olarak yine o kanat etkinliğini veremedi ve yaptığı birkaç acemice top kaybıyla Cerny etkisini devam ettirdi. Bu durumda ya Poku’nun bir an önce hazır hale gelip kanatta oyuna katkı ve etkinliği artırması ya da ara transferde orta saha kadar buraya bir takviyenin de ciddi şekilde düşünülmesi gerekiyor.

İkinci dikkat çeken konu ise artık söylemek lazım, Vlahovic’in yalnızlığı. Bu maçta defalarca yaptığı, santrafor ders kitaplarına eklenebilecek, yerden olsun havadan olsun, bir 9 numaranın nasıl top kontrolü yapacağı ve bu topu oyuna katması, nasıl istasyon olunacağı aksiyonlarına ve gösterdiği tüm topsuz koşu, mücadele ve arzuna rağmen, takımın 90 dakika boyunca elindeki dünyanın en kalibreli üç santraforundan birini tek bir net şut ya da gol pozisyonuna sokamaması kabul edilebilir gibi değil. Üstelik elinde Orkun ve Trossard gibi kaliteler varken. Italiano’nun ilk düşünmesi ve çözmesi gereken sorun bu gibi gözüküyor.

Son olarak, Beşiktaş’lı oyunculara tokat atmak serbesttir kuralı resmi olarak yayınlansın da bari boşuna VAR beklemeyelim. Alanya maçındaki malum Trossard pozisyonundan sonra, Vlahovic’e atılan çok daha net tokat, içeride mi dışarıda mı tartışılmasına bile sıra gelmeden yine büyük bir rahatlıkla es geçildi. Çok daha kötülerini 30 yılı aşkın bir süredir görsek de, hakem ile YOK’un ne konuştuğunu bilmek gerçekten eğlenceli olabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız