Beşiktaş Haberleri
44,0754 %0.17
51,2133 %0.04
7.301,96 % 1,68

Derbi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Derbi

Derbiye saatler kala nefeslerin tutulduğunu hissettiren Beşiktaş taraftarı, galibiyetle süslemek istedikleri bir geceyi bekliyor. Yükseklerden uçacak bir derbi günü gelip çatmışken iki formda takımın iştah açıcı mücadelesi de ben dahil pek çok izleyicinin beklentisidir.
Peki ama bu denli heyecana maruz kaldığımız şeyi ne ölçüde biliyoruz? Derbi kelimesinin anlamını hiç düşündünüz mü? 
1778 yılında 12. Derby Kontu'nun başlattığı at yarışlarıyla birlikte ilk kez literatüre geçen derbi kelimesi, zamanla yarış ortamından çıkarak, 19. yüzyılın ortalarında ragbi ve futbol gibi önemli rekabet içeren maçlar için kullanılmaya başlanmıştır. Sürecin ilerleyen döneminde de bu kelime aynı şehir içerisindeki farklı takımların mücadelesi olarak günümüze kadar gelmiştir. Türkiye’de ise biz derbi kelimesini ligimizdeki dört büyük takımlar (Beşiktaş, Trabzonspor, Galatasaray ve Fenerbahçe) arasında geçen karşılaşmalara bir üst başlık olarak kullanıyoruz. 18. Yüzyıla kadar dayanan kelimenin manasında ve ifade ettiği unsurlarda değişiklikler olsa da değişmeyen tek bir unsuru vardır: Heyecan.
Türkiye’de yılın sayılı günlerinde oynanan bu büyük karşılaşmaların en önemli ortak paydası, yarattıkları heyecan ve birlik olma duygusudur. Stadyumlarda birbirlerini hiç tanımayan insanların sevinç ve hüzünleriyle bir anlığına bile olsa birbirlerinin en yakınları olduğuna şahitlik ederiz. Aynı şekilde rakip oldukları için hiç tanımadığı insanlara karşı da oldukça kızgın bir tavır aldıklarını görürüz. Aslında hepsinin temelinde o insanları bir araya getiren o mücadele vardır. Dileğim odur ki karşılaşma sonunda tartışılacak tek şey mücadele olsun. Hiç kimsenin saha dışına çıkma çabasına girmediği bir karşılaşma sonunda ben de buraya keyifle bir sonraki yazımı yazmaya gelebileyim.
Kıymetli okurlar, karşılaşma öncesi ne kadar yorum yaparsak yapalım sahaya çıkınca her şeyin bambaşka olduğunu unutmamak gerekir. Bir anlık bir dalgınlık, ufak bir formsuzluk, dalgınlık veya şanssızlık dahil olmak üzere bin bir türlü problem çıkabilir. Bu Beşiktaş’ın lehine olabileceği gibi aleyhine de olabilir. Önemli olan sağduyuyu korumak ve her tepkiyi zamanında vermektir. Suda boğulan birine gidip de yüzme öğretmeye çalışılmaz. O an boğulan kişiyi kurtarmak gerekir. Sonrasına sonra bakılır. Demem o ki, sahaya çıkıp da hata yapma potansiyeli olan sporcularımızı ıslıklamak, yuhalamak gibi hatalara maç esnasında düşmeyelim. Hata yapma korkusu olup da maç kazanacak insan pek azdır. Bu çıkmaza futbolcuları düşürmeyelim. Bir tepki veyahut eleştiri olacaksa bu ancak ve ancak karşılaşma sonunda gösterilebilir. Dileyelim de karşılaşma sonunda sadece keyifli anlar aklımızda kalsın.
Derbilerin her sonuca gebe olduğunu bir kez daha hatırlayarak Beşiktaş’a başarılar diler ve üç puanı almasını temenni ederim.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız