Winner
Süper Lig’de Gençlerbirliği ile karşılaşacak olan Beşiktaş’ta iç çalkantıların sürdüğünü görebiliyoruz. Ligde oynayacağı 26. karşılaşmayı galibiyetle bitirmek isteyen Kara Kartal’da galibiyetin parolası tek bir kelimeden ibaret: “Winner.”
“Winner” ifadesini her maçı kazanan veya sadece oynadığı o günkü karşılaşmadan 3 puan alan takımlardan ibaret tutup çok sığ bir tanım yapmayacağım. Kırılgan olmayan takımlara bu ifadenin daha iyi bir biçimde oturduğunu söylemek gerek.
Hatırlayacak olursak sadece bir hafta öncesine kadar (Galatasaray karşılaşmasına kadar) takımın ciddi bir havaya girdiğini ve kazanmanın çok da zor olmayacağını düşünüyordu. 16 maçlık bir yenilmezlik serisi, son dört karşılaşmadan galibiyet alınması ve yeni transferlerle birlikte takımın saha içerisindeki yakaladığı enerji.
Hepsi bir aradayken takdir edersiniz ki derbiden galibiyetle ayrılmamak gibi bir düşünce bile kimsenin aklına gelmezdi. Fakat büyük takımlar zaman zaman bu tür kazalarla karşılaşırlar. Buna çok da anormal gözle bakmamak gerekir. Önemli olan o bir tek mağlubiyetin verdiği moral bozukluğu ile takımın dağılmamasıdır.
Geçtiğimiz sezon yine Galatasaray karşılaşmasına kadar (o zamanki deplasman maçıydı) takım namağlup ilerliyordu. Hollandalı antrenör Giovanni van Bronckhorst ile yakalanan ivme gayet güzel işliyordu. O karşılaşmada alınan mağlubiyetin ardından takım son birkaç yılda olduğu gibi kırılganlığını konuşturdu ve Beşiktaş o maçtan kısa bir süre sonra lige havlu attı.
Ne yazık ki 2020-2021 şampiyonluğundan bu yana her yıl takımda aynı sorun var. Alınan tek bir mağlubiyetin veya kötü oyunun ardından tüm sinerji yok oluyor ve tekrar ayağa kalkamadan henüz lig başlayalı birkaç ay olmuşken havlu atılıyor.
Unutmamak gerekir ki bir tek mağlubiyet asla yolun sonu değildir. Büyük maçlarda alınan mağlubiyetler de bu denli karmaşaya sebep olmamalıdır. Bakın Beşiktaş geçtiğimiz sene dört derbi karşılaşmasının üçünü kazandı. Lyon’u deplasmanda yendi. Turnuva favorilerinden Athletic Bilbao’ya dört gol atarak kazandı. Sadece bunlar yeterli olsaydı takım o halde olur muydu? Ligi kaçıncı bitirdiğini hatırlayın.
Karşılaşmaların her biri üçer puan değerindedir. Beşiktaş’ın hedefsiz kalması söz konusu bile yapılmamalıdır. Ziraat Türkiye Kupası ve lig üçüncülüğü halen en gerçekçi hedeflerdir. En ufak mağlubiyette karalar bağlamak büyük bir camiaya yakışmaz.
Tüm bunları düşündükten sonra 15 Mart Pazar günü sahaya çıkıp Gençlerbirliği karşısından üç puanı almaktan daha değerli hiçbir şey yoktur. Beşiktaş’ın en önemli maçı her zaman oynayacağı bir sonraki maçtır. Şu anda da Beşiktaş’ın oynayacağı ve odaklanması gereken tek maç Gençlerbirliği karşılaşmasıdır.
Kırılganlık göstermemek, Galatasaray maçından önceki havayı tekrar yakalayıp zafere gitmek gerekir. Unutulmamalıdır ki zaferler ancak ve ancak savaşarak kazanılır.
14 Mart 2026