Ay-Yıldızlı Formanın Ağırlığı: Başarı İçin Adalet ve Liyakat Beklentisi
Milli Takım'da Bitmeyen Hastalık: Liyakat Gitti, "Adamcılık" Geldi
Türk futbolunun kanayan yarası, milli aralarda bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Ay-yıldızlı forma, milyonların ortak sevdası olması gerekirken, ne yazık ki belirli lobilerin ve "adamcılık" zihniyetinin arka bahçesi haline getirilmeye çalışılıyor. TGRT Haber ekranlarında Bülent Uslu'nun da altını kalın çizgilerle çizdiği gibi, Vincenzo Montella'nın tercihleri artık futbol aklıyla izah edilemez bir boyuta ulaştı.
Bundesliga'nın Yıldızı Kulübede, Samet Sahada
Mesele sadece Beşiktaş meselesi de değil; mesele tamamen bir liyakat meselesi. Ozan Kabak, dünyanın en zorlu liglerinden biri olan Bundesliga'da harikalar yaratıp haftanın on birine seçilirken, milli takımda formayı kim giyiyor? Samet Akaydin. Kendi kulüplerinde formaya hasret kalanların, formunun zirvesindeki isimlerin önüne geçmesi, Montella'nın adalet kantarı hakkındaki şüpheleri maalesef haklı çıkarıyor.
Tarih Tekerrür Ediyor: Metin-Ali-Feyyaz'dan Semih Kılıçsoy'a
Biz Beşiktaşlılar bu filmi daha önce defalarca izledik. Birlikte 400'den fazla gole imza atan, Türk futbol tarihinin en efsanevi üçlüsü Metin-Ali-Feyyaz, milli takımda bir kez bile üçü bir arada oynatılmadı. Dün o büyük efsanelere yapılan haksızlığın bir benzeri, bugün gözbebeğimiz Semih Kılıçsoy'a yapılıyor. Süper Lig'i sallayan, kalitesini Avrupa'ya kanıtlayan Semih, A Milli Takım kadrosunun dışına itilip Ümit Milli Takım'a gönderiliyor. Gerekçe ne? İstikrar mı, yoksa Beşiktaş forması giymesi mi?
Orkun'un Hakkı Neden Yeniyor?
Saha içindeki adaletsizlik sadece bizim evlatlarımızla sınırlı değil. Orkun Kökçü, attığı goller, yaptığı asistler ve kilit paslarıyla skor tabelasını değiştirecek nadir yeteneklerimizden biriyken, oyundan ilk alınan o oluyor. Yerine kim giriyor? 32 yaşına gelmiş, sakatlıklarla boğuşan ve aylardır doğru düzgün top oynamayan Hakan Çalhanoğlu. "İstikrarı sağlamamız gerekiyor" kılıfı altında forma adaletsizliği meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Milli takım forması kimsenin tapulu malı değildir; hak edenin, terleyenin, formda olanındır.
Faciaya Davetiye Çıkarılıyor
Futbol, doğruları oynamadığınızda ve liyakati çöpe attığınızda sizi affetmez. Lucescu gibi kurt hocaların klasik 1-0 taktiklerinin bile işlemediği modern futbolda, forvetsiz ve sırf "adamcılık" uğruna oluşturulmuş bir kadro yapısıyla sahaya çıkmanın bedeli ağır olur. Kosova gibi takımlara karşı bu zihniyetle çıkıp elenirsek, bunun hesabını o kararları verenler 85 milyona ve gurbette ay-yıldız hasreti çeken vatandaşlarımıza veremez.
Türkiye Futbol Federasyonu ve teknik heyet artık bu uykudan uyanmalıdır. A Milli Takım kimsenin deneme tahtası veya vefa borcu ödeme yeri değildir. Hakkı olanın, liyakat sahibinin o formayı giydiği günleri görmek, bu ülkenin dürüst futbolseverlerinin ve hakkı her daim yenen Beşiktaş camiasının en doğal talebidir.