YENİ GÖREV
A Milli Futbol takımımızın Dünya Kupası yolundaki macerasının başarıyla sonuçlanmasının ardından gözler yeniden Türkiye’ye döndü. Bu hafta oynanacak olan Fenerbahçe – Beşiktaş derbisinin heyecanı ise atmosferi sarmaya başladı.
Son zamanlarda kazanmayı alışkanlık haline getirmeyi başarmış ve geçtiğimiz birkaç yıla nispeten daha derli toplu oynayan Beşiktaş’ta kaptan Orkun Kökçü’nün göstereceği performansı hayretle beklemekteyim.
Milli takımımızın Kosova karşısındaki tarihi mücadelesinde kilidi açan çilingirimiz Orkun Kökçü’nün aynı performansı derbide de sürdüreceğinden pek de kuşkum yok.
Dikkat çekilmesi gereken unsur da burası değil zaten.
Beşiktaş bu yıl Galatasaray ve Fenerbahçe ile ligde oynadığı üç karşılaşmanın ikisinden mağlup ayrılırken birindense beraberlikle yetinmek zorunda kaldı. Bu derbi karnesinin Kara Kartal’a yakışmadığı ise herkesin malumu.
Özellikle kaptan Orkun olmak üzere takımın derbilerde üzerinde ekstra bir stres ve heyecan olduğu gözlerden kaçan bir şey değil. Son oynanan Galatasaray karşılaşmasında da bu gözlere çarpmıştı.
Zafere giden yolda tutku ve hırs ne kadar önemliyse soğukkanlılık da bir o kadar önemlidir. Son zamanlardaki tutulan form asla rehavete yol açmamalıdır.
Ligin ilk yarısında oynanan Fenerbahçe karşılaşmasında 2-0 öne geçen Beşiktaş’ın heyecana mağlup olduğunu ve görülen kırmızı kartın ardından maçın geri döndüğüne şahit olmuştuk. Bu kez aynı kazayla karşılaşılmaması gerektiğini takımın da teknik heyetin de bildiğini umuyorum.
Orkun Kökçü’nün Ay Yıldızlı forma altında gösterdiği şölenin aynısını ve hatta daha fazlasını yine armasında Ay Yıldız olan Beşiktaş’ta da sürdüreceğini ve yeni görevinin derbide kilidi açmak olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar zorlu da olsa kazanılamayacak hiçbir maç yoktur.
Unutulmamalıdır ki zaferler ancak ve ancak savaşarak kazanılır. Beşiktaş’ın da bu maça inanarak ve maç esnasında savaşarak gereken sonucu alacağına inancım tam.
Derbi yolunda ilerleyen süreçlerde birçok yorum yapılabilir lakin acele etmeye lüzum yoktur.
Tek ve en büyük temennimiz her şeyin “sahada” olup bitmesidir.
1 Nisan 2026