Beşiktaş Haberleri
47,3863 %0.01
54,3950 %0.68
6.198,22 % 1,00

Salah Transferi: Bir Futbolcudan Öte, Beşiktaş’ın Küresel Vizyonu ve Kısır Döngüden Çıkış Hamlesi

YAYINLAMA:

Beşiktaş camiası olarak son yıllarda futbol ikliminin sıkıştırıldığı, neredeyse iki kulüp arasında indirgenen o sözde ve kısır rekabetin sahte dinamikleriyle uzun süredir mücadele ediyoruz. Ancak bazı hamleler vardır ki, sadece yeşil sahadaki skoru değil; kulübün konumunu, duruşunu, marka değerini ve Avrupa'daki tavanını tamamen yeniden tanımlar. Muhammed Salah ismi etrafında dönen tartışmalar da, tam olarak bu vizyoner kırılma noktasının bir yansımasıdır.
Benim gözümde Salah transferi, asla sıradan bir "oyuncu alımı" değildir.
Kısır Döngünün Dışına Çıkış ve Küresel Kimlik
Türkiye’deki futbol gündeminin belirli bir eksene mahkum edilmeye çalışıldığı bu dönemde, Beşiktaş’ın duruşuyla, vizyonuyla ve olması gereken yeriyle bu yapay çemberi kırması şarttır. Salah gibi küresel bir figürün siyah-beyazlı formayı giymesi; Beşiktaş’ın Avrupa’daki tanınırlığını katbekat artıracak, kıtasal başarıların kapısını aralayacak ve kulübü uluslararası arenada hak ettiği premium lige taşıyacak bir marka transferidir.
İşin bir de manevi ve kültürel boyutu var ki, her Beşiktaş sevdalısının kalbine doğrudan dokunur. Bu transfer; sokaklarda, parklarda, okul bahçelerinde çocukların yeniden gururla Beşiktaş forması giymesinin, sokakların siyah-beyaz renklerle çoğunluk olmasının en kestirme yoludur. Nesiller boyu taraftar sadakatini pekiştiren bu tür simgesel hamleler, kulübün gelecekteki köklerini sulayan en önemli can suyudur.
Finansal Gerçekler, Kadro Mühendisliği ve Popülizmin Çelişkisi
Her rasyonel futbol insanı gibi benim de bu noktada çekincelerim, "ama"larım ve "fakat"larım var. Finansal açıdan baktığınızda, bu ölçekte bir operasyon çok yüksek bir maliyetin altına girmek demektir; popülist yaklaşımların doğurduğu riskler ortadadır. Ancak madalyonun diğer yüzünü de görmek zorundayız:
Avrupa Hedefi: Beşiktaş’ın oyuncu kalitesini kalıcı olarak artırabilmesi ve eski uluslararası popülaritesini geri kazanabilmesi için, Türkiye’deki bu kısır döngüden sıyrılarak Şampiyonlar Ligi ve Avrupa'da final organizasyonlarının daima içinde olması gerekir.
Cazibe Merkezi: Avrupa’da başarıyı yakaladığınızda, üst düzey oyuncuları ikna etmek çok daha kolay hale gelir. Salah gibi bir dünya yıldızı, diğer Avrupalı önemli isimlerin de Beşiktaş ekosisteminin bir parçası olma arzusunu tetikleyecektir.
Doğru kadro mühendisliği ve sağlam bir yapılanma her zaman temel kuraldır; ancak Beşiktaş gibi devasa bir marka değerine sahip kulüpler, zaman zaman bu tarz büyük etkili hamlelerin getirdiği rüzgarı doğru okumak ve kullanmak durumundadır.
Yönetim ve Süreç Yönetimi Üzerine: Trossard Örneği ve "Yangın" Gerçeği
Mevcut yönetimin ve başkanın Trossard transferindeki operasyonel başarısını, oyuncunun istatistiklerini, Dünya Kupası'ndaki performansını ve takıma katacağı katma değeri takdir etmemek elde değil. O süreç son derece akılcı ve profesyonelce yönetildi.
Ancak aynı övgüyü maalesef Salah sürecinin yönetimi için söylemek mümkün değil. Hâlâ bu transferin olumlu veya olumsuz bir ihtimal olarak masada olduğuna inanıyorum, ancak süreç son derece kötü yönetildi. Bütün medya ve sosyal medya bu kadar büyük bir beklentiyle ve "yangınla" ayağa kaldırıldıysa, bu işin bir şekilde nihayete erdirilmesi gerekirdi.

Eğer bu transfer gerçekleşmezse, hem yönetim hem de camia psikolojik olarak oldukça zor bir durumda kalacaktır. Sosyal medyanın yarattığı bu yüksek tansiyonun doğru yönetilememesi, kulübün elini zayıflatan en büyük risk unsuru olmuştur.

Sonuç Yerine: Zaman Kaybına Tahammül Yok
Benim buradaki bakış açım son derece düz ve nettir: Doğru kadro mühendisliği, kusursuz bir yapılanma ve -her ne kadar içselleştirmekte zorlansak da- büyük kulüplerin omuzlamak zorunda olduğu popülist vizyon transferlerinin sinerjisi...
Umarım bu konu menfi ya da müspet şekilde en kısa sürede kapanır. Çünkü kaybedilen her gün, bir sonraki tur planlamaları ve Beşiktaş’ın rekabet kriterlerini yukarı taşıyacak yeni hamleler için harcanan değerli zamandır. Beşiktaş, hak ettiği hedeflere ulaşmak için iç tartışmaları bir kenara bırakıp önümüzdeki dönemin planlamasına odaklanmalıdır.

Not: Beşiktaş’ın projeleri ve geleceği ile ilgili yazdığım yazı dizisi de devam edecek bu aralar bizler de popülizmin esiri olduk o yüzden de mevcut durumla alakalı iki kelam etmek istedim. Sürçü  lisan ettiysem affola

Saygılarımla ,
Prof.Dr.Mehmet Burçin Pişkin

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız