"HER ŞEYE RAĞMEN"
Yapılan tüm hatalara, tüm çirkef müdahalelere ve tüm sertliklere rağmen Erzurumspor karşısında üç puanı üç golle hanesine yazdırmayı başaran Beşiktaş'ta galibiyetten çok maça damgasını vuran etkenler konuşuldu.
Erzurumsporlu futbolcuların olabilecek en katı biçimde sert müdahalelerde bulunmaları ve ne yazık yine bunlara göz yumulmasından kaynaklanan iyice cesaret bulmaları oldukça sinir bozucu bir hal almaya başladı.
Kıymetli okurlarım, Beşiktaş'ın her zaman "bir şeylere rağmen" kazandığını biliriz. Ancak bunun bir yıldırma politikasına dönmesi ve dozun git gide artıyor olması en nihayetinde başarılı olursa bunun hesabını kimin vereceği meçhul.
İki sene önce Rafa Silva Beşiktaş'a geldiğinde ilk maçlarda ona çok ağır müdahaleler yapıldıktan sonra oyuncunun daha çekimser bir hal aldığını hatırlarız. Bu yıl da aynı hususun devam ettiği ne yazık ki açık bir gerçek.
Beşiktaş'ın sahaya çıkıp rakibinden daha iyi oynamasının yetmemesi alışık olduğumuz bir husus olsa bile tahammül sınırlarının zorlanmasının nereye varacağını ben bile bilmiyorum.
Kadıköy'de yaşanan onca olayın ardından ceza alan tek ismin Kartal'ın yıldız golcüsü Dusan Vlahovic olması da bunların bir göstergesiydi. Ceza haklı bile olsa çifte standart uygulamaları hem motivasyon kırıyor hem de futbolcuların çekimser oynamalarına sebep oluyor.
Bu da ligin kalitesini geriye çeken bir etken olarak göze çarpıyor.
Fakat...
Biz her şeye rağmen sahanın içinde en iyisini yapmalıyız. Gördüğünüz üzere İtaliano Çağı ile beraber ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın Beşiktaş kazanmayı biliyor. Şerefiyle oynuyor ve hakkıyla kazanıyor.
Vlahovic olmasa bile saha içinde Oh'un olması kimseyi tedirgin etmiyor çünkü saha içerisinde kimliğini koruyan bir takımın olduğunu herkes biliyor.
Bu motivasyon ve moral kaybedilmediği müddetçe ligde ve Avrupa'da en iyi yerlere geleceğimize en ufak bir şüphe duymuyorum.
Erzurumspor karşısında yaşadıklarımızı kenara bırakmalı ve önümüzdeki zorlu Avrupa maçına odaklanmalıyız. Karşılaşmanın adı ne olursa olsun ciddiyeti korumalı ve üç puanı hanemize yazdırmalıyız.
Avrupa, Beşiktaş için çok daha önemli bir prestij sahasıdır. Bunu göz önünde tutarak oynamalıyız.
Ben güçlü bir inançla ve hırsla Beşiktaş'ın oradan da galibiyet alacağına inanıyorum. Yeter ki takım da inansın. Yeter ki herkes terinin son damlasına kadar savaşsın.
Unutmayalım ki büyük zaferler büyük inançlarla kazanılır.