DERBİ ÖNÜ MÜ, KIRMIZI PAZARTESİ Mİ?
Ziraat Türkiye Kupası grup maçlarının sonuncusunun oynandığı Çaykur Rizespor karşısında alınan 4-1’lik galibiyetle beraber yakaladığı ivmeyi sürdüren Beşiktaş, gözünü 7 Mart Cumartesi günü oynanacak olan Galatasaray derbisine dikti. Oynadığı son dört karşılaşmadan da galibiyetle ayrılmayı başaran Kara Kartal’da hedef mutlak galibiyet. Peki ama Kara Kartal’ın derbi performansı nasıl olacak? Derbilerde sıklıkla bahsi geçen skandallar yine yaşanacak mı, yoksa temiz bir karşılaşma ile dürüst bir sonuç mu ortaya çıkacak?
Gabriel García Márquez’in yazdığı Kırmızı Pazartesi isimli romanın senaryosu şüphesiz birçoğumuzun aklına kazınmıştır. Kısaca hatırlamak gerekirse romanda bir cinayet işleneceği daha ilk sayfadan belirtilir. Tüm kasaba halkı, eş, dost, ahbap ve hatta kahramanın kendisi dahi bu cinayetin işleneceği yeri, saati ve hatta failleri bile bilmesine rağmen kimse müdahale etmez ve o cinayet işlenir. Göz göre göre gerçekleşen bir senaryodur bu.
Beşiktaş, en son 2018-2019 sezonunda çok net hafızalara kazınan derbide olduğu gibi yakaladığı ivmeyi bir derbi mağlubiyeti sonucu kaybedebilir veyahut buradan bir diriliş öyküsü yazabilir. Asıl mesele, birçoklarının yazdığı o “kırmızı” senaryonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğidir. Derbiye sayılı günler kala takdir edilen odur ki pek çok yazar ve yorumcu hakem veyahut hatalı kararlar skandallarından korkmaktadır. Öyle ki “sadece adil bir derbi istiyoruz” şeklindeki taleplere sosyal medyada sık sık rastlamaktayız.
Elbette bilinçli olarak doğrudan bir müdahale olacağı kanaatinde değilim. Fakat kaliteli bir derbiye, kaliteli bir yönetim yakışacaktır. Lafügüzaf misali rakipten değil hatalı kararlardan korkan Kara Kartal taraftarlarının sayısı azımsanacak gibi de değildir.
Bunca yazılana, çizilene ve senaryoya rağmen sergilenecek olan “adil” bir yönetimden şüphe duymadığımı belirtmeliyim. Beşiktaş’ın yakaladığı ivmeyi Galatasaray karşısında da sürdüreceğine ve 7 Mart Cumartesi günü alınacak 3 puanla beraber ligde daha üst sıralar için yeni hedefler koyacağına canı gönülden inanmaktayım.
Rizespor karşılaşmasının özellikle ilk 45 dakikasında sahada görülen tempo ve iştah, günü birlik bir arzudan çok çok uzaktı. Beşiktaş’ın aldığı ve alacağı zaferlerin ardı arkası bu bir maçla kesilecek gibi de değildi. Özellikle merkez orta sahada Orkun Kökçü’nün gösterdiği üstün liderlik, Kara Kartal’ın tüm hücum atraksiyonlarında önemli rol oynamaktaydı.
Yine de derbilerin sonuçları hiçbir zaman ön görüye açık olamaz. Beşiktaş sahaya favori çıksa dahi gerçekleşebilecek birçok sonuç vardır. Önemli olan yakalanmış olan taraftar desteğinin kesilmemesi ve yakalanan ivmenin kaybedilmemesidir.
Winner bir takım olmanın gerektirdiği en önemli unsur, kaybetmenin asla moral bozmaması ve her zaman kazancın ön planda tutulmasıdır. Maç kaybedilebilir, tecrübe kazanılır.
Cumartesi günü de görülmesi gereken, kazanılacak her şeydir. 3 puan ve tecrübe arasında Winner bir takım için hiçbir fark yoktur. Ama kazanmak için önce inanmak gerekir. Unutulmamalıdır ki zaferler ancak ve ancak inanarak ve savaşarak kazanılır.
4 Mart 2026