Beşiktaş Haberleri
45,0269 %0.03
52,9134 %0.19
6.809,80 % -0,08

Bu suyun akışı değişmeli

YAYINLAMA:
Bu suyun akışı değişmeli

Bu suyun akışı değişmeli

Beşiktaş üzerine konuşurken, önce hakkı teslim etmek gerekir.

Beşiktaş Engelli Basketbol Takımı’nın Avrupa şampiyonluğunu yürekten kutluyorum. O sahada gördüğümüz hırs, inanç ve kazanma iradesi; bu kulübün özüdür. Açık söylemek gerekir ki, keşke o karakter ve mücadele ruhu bugün futbolda da aynı düzeyde hissedilebilseydi. Belki o zaman bu tabloyla karşı karşıya kalmazdık.

Bugün geldiğimiz noktada, Türk futbolunda rekabet dengesi ciddi şekilde bozulmuş durumda. Üst üste dört yıl aynı rakibin şampiyonluğa yürümesi artık bir “başarı hikâyesi” değil, sistemsel bir sorunun göstergesidir. Ve çok net bir gerçek var:
Eğer Beşiktaş rekabetçi değilse, bu ligde gerçek anlamda rekabet yoktur.

Çünkü bu yapı içinde o dengeyi kurabilecek, o mücadeleyi sürdürebilecek tek kulüp ve tek camia Beşiktaş’tır.
Beşiktaş güçlü olursa Türk futbolu gelişir. Beşiktaş zayıflarsa, ortaya çıkan şey bir rekabet değil, bir kısır döngüdür.

Ne yazık ki bugün yaşananlar bir tesadüf değil, bir sonuçtur.
Bu sonucun temelinde ise yıllardır biriken yapısal problemler yatıyor.

Süleyman Seba sonrası dönemde;
liyakatin yerini sadakatin, sistemin yerini kişilerin, kurumsallaşmanın yerini günübirlik kararların aldığı bir anlayış gelişti. Futbol ve spor yönetimi bir sistem işi olmaktan çıkarıldı, bireysel tercihlere indirgendı.

Biz aday olduğumuzda “kaç paranız var?” sorusuyla küçümsenen bir yaklaşımın, bugün Avrupa’nın en çok harcayan takımları arasında olup lig dördüncülüğünü başarı sayması aslında şaşırtıcı değildir. Çünkü mesele hiçbir zaman sadece para olmadı; mesele akıl, sistem ve vizyondu.

Bu yüzden çözüm de nettir:
Önce zihniyet değişimi, ardından sistemsel dönüşüm.

Beşiktaş’ın ihtiyacı olan şey:

* Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı
* Varlık üreten, sürdürülebilir bir finansal model
* Kendi projelerini geliştiren bir kurumsal yapı
* Sportif başarıyı planlayan bir akıl sistemidir

Ve en önemlisi:
Beşiktaş’ın en büyük gücü olan insan kaynağının yeniden kulübe kazandırılmasıdır.

Bugün gelinen noktada, son 6-7 seçimdir aynı yapıların, aynı zihniyetlerin kulüp üzerinde etkili olması; bu düzenin devam etmesine neden olmaktadır. Bu yapıdan beslenen anlayışlar, değişimin önündeki en büyük engeldir.

Artık Beşiktaş camiası şunu net şekilde görmelidir:
Yeni bir sayfa açılmadan, başkanlık ve yöneticilik kriterleri yeniden tanımlanmadan, kurumsal mimari yeniden kurulmadan bu döngü kırılmaz.

“Elbette Beşiktaş’a bir şey olmaz” söylemi doğrudur.
Ama tek başına yeterli değildir.

Beşiktaş’ın artık bir “Anka kuşu” gibi küllerinden doğması, yeniden yükselmesi, sadece ligde değil Avrupa’da da başarı hedefleyen bir yapıya kavuşması şarttır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur.

Bizler bu dönüşüm için mücadele ediyoruz.
Ancak açık konuşmak gerekirse, kendimizi ve projelerimizi camiaya yeterince anlatamadığımız için ne seçim kazanabiliyor ne de bu çok katmanlı yapı içinde yönetsel mekanizmalara erişebiliyoruz.

Bu da aynı kısır döngünün devam etmesine neden oluyor.

Ama bu böyle gitmeyecek.

Bu suyun akışını değiştireceğiz.
Ve bunu ancak birlikte, aynı iradeyle, aynı inançla başaracağız.

Çünkü Beşiktaş bir sonuç değil, bir duruştur.
Ve o duruş yeniden ayağa kalkacaktır

Saygılarımla 
Prof.Dr.Mehmet Burçin Pişkin

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız