SAHA DIŞI MASA BAŞI
Tartışmalı geçen derbi mücadelesinin ardından Beşiktaş ve futbol odakları arasındaki gerilim sürmeye devam ediyor. 7 Mart Cumartesi gününe kadar gerek yenilmezlik serisiyle gerek saha içi oyunun iyileşmesiyle gerekse de camia içi barışmayla gündemde olan Kara Kartal, derbi gününden bu yana çalkantılı haberlerin ve tartışmalı yorumların odağı konumunda.
Tüm spor müsabakaları başladıkları tarihlerden bugünlere kadar hep her sonuca gebe olacak şekilde gerçekleşmişlerdir. Seyircisiyle, sahadaki oyuncusuyla ve kulüp markalarıyla bu her zaman seyir zevkini ve kazanma arzusunu içinde barındıran büyük bir kompleksin parçası olmuştur.
Ne yazık ki özellikle bahis gibi kirli meseleler işin içerisine girerek bu tür müsabakaların doğallığına büyük zararlar vermektedir. Bahisten kastımın sadece para yatırıp kumar oynamak olmadığını belirtmeliyim. Kişinin kendi vicdani muhakemesinden tutun da ülkeler arası gerilime yol açacak politik hususlara kadar her konuda belirleyici olan her türlü dalalet bu kategoriye dahildir. Öyle ki bu dalalete alet olarak ortaya “lobi” sözcüğü çıkmıştır. Gerçek anlamının ötesinde tüm sanat, kültür ve spor alanlarında birer lobi desteği gözetlenir olmuştur. Bu tip mefhumlar da ne yazık ki keyif almanın ve dostluğun önüne geçmektedir.
7 Mart Cumartesi günü oynanan Beşiktaş – Galatasaray mücadelesinde de ne yazık ki sahada oynanan oyundan alınan zevkin önüne geçen birçok etken öne çıkmıştır. Kaldı ki maçtan sonra üzerinde konuşulmayan tek şey sahadaki oyun olmuştur. Her iki takımın da antrenörleri (Sergen Yalçın ve Okan Buruk) karşılaşmadan sonra hakem kararlarından duydukları rahatsızlıkları dile getirmiş ve her ikisi de maçın yönetiminden memnun olmadıklarını söylemişlerdir.
Kıymetli okurlarım, ben haklı-haksız husumetini yorumlamayacağım. Bunu gerek bünyesinde barındığım kıymetli “Eagle Media” ailesi, gerekse de birçok yorumcu yeteri kadar yapıyor. Karşılaşma içerisinde benim de kanaatimce birçok hatalı karar vardır fakat burada dikkat çekilmesi gereken bir husus daha var: Niçin kimse memnun değil?
Karşılaşma saati geldiğinde stadyumdaki atmosfer, açılan pankartlar ve futbolcular sahaya çıkarken yapılan devasa ışık şovları herkesi heyecanlandırmamış mıydı? Bu neden maçın içine de yansımadı?
Bundan birkaç sene evvel Fenerbahçe’nin antrenörlüğünü yapan Jorge Jesus, bu ligin sportif gerçekliğinin olmadığını ve kim kazanırsa kazansın bu söylediğinin değişmeyeceğini dile getirmişti. Düşünün ki bu ülkenin en büyük birkaç futbol camiasından birinin başında olan kişi bunu söylüyor. Üstelik bunu söylerken de görevi devam ediyordu. Ne yazık ki saha dışında olanları dile getirmekten sahanın içerisine giremiyoruz.
Bahsettiğim bu hususu lütfen düşünün. Elbette vicdani muhakemenizi de yapın fakat gerçek olanın saha içinde mi yoksa sahanın çok dışında mı olduğunu bir kez daha düşünün.
12 Mart 2026